Dyt. Leyla BARAN

Bugün, üyesi olduğum bir ailenin yine ve yeniden haklı gururunu yaşadım.

Güzel ve güneşli bir günde yola koyulduk “Şubat ayı” na inat. Bugünkü kampımızın biraz daha yetenekli, bıcır bıcır ve de meraklı bir grup olduğunu biliyordum, adı üstünde “Elit Kamp” ve elit gençler…



Kusadası’nda beni TFF’nin güleryüzlü antrenörleri Necla hanım, Nihal hanım, Serkan bey, Erhan bey ve diğerleri çok iyi karşıladılar. Kısa bir tanışmadan sonra öğle yemeği yedik. Burada dikkatimi çeken gençlerin daha önce gittiğim kamplardaki (Nevşehir, Erzurum kız kampları) gençlere kıyasla yediklerine daha özen gösterdikleri ve tabaklarında beş besin grubuna yer verdikleri idi. Bir kez daha gururlandım. Neticede yaz boyunca Ülker, TFF ve Tog ailesiyle birlikte biz diyetisyenlerin yürüttüğü beslenme çalışmalarının meyveleriydi bunlar.

Yemek sonrasında gençlerle sohbet ettik; tahmin ettiğiniz gibi çoğu Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonsporluydu ancak hemen hepsi bunun yanında kendi şehrinin takımlarına da destek veriyordu.

Gençlere bu yıl, yaz aylarında aldıkları “Yeterli ve Dengeli Beslenme” ye ilaveten porsiyon kavramını, beş besin grubunun porsiyon değerlerini ve içinde bulunduğumuz aya özel sebze-meyve tanıtım ve tadımını yaptık. Tabu oyununda bir takımın oldukça ileride oyunu tamamlamasına rağmen, benim “Kim kazandı?” soruma “Dostluk kazandı!” diye aldığım yüksek bir cevap benim ve antrenörlerimizin gülmesini sağladı. Evet, sporcu olmak, takım ruhu demek buydu ve bu gençler daha şimdiden bizlere örnek oluyordular.

Gençler beslenmeye oldukça ilgiliydiler ve beni soru yağmuruna tuttular: “Mantarın zehirlisini nasıl ayırt edebiliriz? Mantar dışında zehirli olabilecek besinler var mıdır? Nasıl ayırt edebiliriz? Kivi nerede yetişir? Kızılcık nedir ve nasıl tüketilir? Pancar nasıl bir yemektir, hangi besin grubuna girer? Mısır neden sebze grubunda değil de tahıl grubundadır? Erişte nedir?” sadece hatırladıklarım…

Sunum sonrası antrenmanlarına ben de katıldım. Orda da sağolsunlar antrenörlerimiz oldukça canayakın idiler. O sıcak ortamda çocuklarının yeteneğine hayran kalmışken dönüş saatim geldi ve ben 4,5 saatin nasıl geçtiğini henüz anlayamamıştım. Bugün de anılarım arasında en üst sıralara yerleşti, daha güzellerinde buluşmak dileğiyle…

Tanıstığım günden beri idolüm olan ve aynı zamanda meslektaşım sayın Ayşegül Uğural’a, her türlü yardıma acil yetişen Sinan Yaman’a, yolculuğum için elinden geleni yapan Zeki ve İsmail beye, tüm antrenörlerime, bu projeyi destekleyen ve bizleri gençlerle buluşturan Ülker, TFF ve Tog ailesine ve de projemizin amacı olan değerli gençlerimize teşekkürü borç bilirim.

Dyt. Leyla BARAN
02.02.2016 İzmir
Paylaş


0


Kullanım Kılavuzu

Kullanım koşullarını incelemek için tıklayın!

KVKK Metni

İletişim

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü
Vakfı'na ulaşmak için aşağıdaki formu
doldurabilirsiniz.